Enver Özkahraman

Enver Özkahraman

Fılê me, Xalê Xemo

Fılê me, Xalê Xemo

Siz, ister Asurî, ister Nasturi, ister Keldani, ister Süryani, isterseniz Ermeni deyin. Ama biz, siz, hepimiz, her zaman Geznexlilere, Geznexli Xalê Xemo'lara FILÊ'mız gözü ile baktık... O köy GEZNEX köyü Fılelerimizin köyü… Yıllarca hepimiz öyle bildik, Jirki'lisi, Gevdan'lısı, Mamxuran"lısı, Elki'lisi hatta Bılbes"lisi.

 

Beytüşşebap kelimesi Arapçadan gelme “güzellerin evi” anlamındadır. Gerçekten de güzelleri vardı eskiden. Veli dayı, Tekelci Muharrem, İbrahim amca, Vahit Yüce, Faruk Kasırga ve Mehmet Ali Şengül'ü şimdilik anlatmayacağım. Bu güzellerden biri de Xemo dayı idi. Xemo dayı Beytüşşebap"taki FILE köyünde yaşayan Fıllelerden biriydi. Beytüşşebap"taki diğer Fıle köyü ise Kayalardaki kara kovanları ile ünlü Mehre köyüydü. Komşu, Uludere ilçesine bağlı iki FILE köyü daha vardı, biri Şİ diğeri BAZYAN'dı, yanılmıyorsam Mehre, Şİ ve BAZYAN köylerinde kimse yaşamıyor artık. Ama Geznex"de Xalê Xemo yaşıyor. Xalê Xemo Kelaynak gibi azalanlardan. Kelaynaklar güneye giderek yaşamlarını sürdürebiliyorlar ama Xalê Xemo kuzeye giderek yaşam yeri bulmuş.

 

 İsimleri ister Xemo olsun, ister Nasır,
 Mensur, Aziz, Berxo, Maria, Tanya,
 Davut veya Peto olsun, nesilleri
 azalan kelaynaklar gibi bir elin
 parmakları kadar kaldılar o köyde
 bu iyi insanlardan.

Türkiye deki, Irak"taki hatta Dünya"daki Bu FILE"leri toplasan, yanılmıyorsam 600–700 bin kişi kadar kalmışlar.

 

Xalê Xemo"yu ve bu köyleri YSE"de çalıştığım 1970 yıllarda tanıdım.

 

Büyüklerimiz:

 

“- Nanê destê Kêlokê nayête xwarin.” (Hıristiyan kızının elinin ekmeğini yemeğini yemek caiz değildir.) Diye bizim için bir ahkâm kesmişlerse de, bilenlerimiz! defalarca köylerine gittiğim o kêlokların pişirdikleri mis gibi “hêkerûn ve dewînleri” afiyetle yemiştim. Ayranlarını, çaylarını içmiştim defalarca. Ama yıllarca Avrupa"da ve Amerika"da yaşayıp “şeriat” naraları atan hacı, hoca, şeyh, efendi aday adaylarının, oradaki Fıle ve “Kêlokların” ektikleri, ürettikleri ve pişirdikleri ile nasıl katmerli enseler edindiklerini bilmiyor değiliz..

 

Bu güzel insanlara içme suyu ve yol konusunda hizmetlerde bulunduk, hem de isteyerek ve severek, elimizden geldiğince…

 

1980"li yıllarda Beytüşşebap"ın
genel görünümü.
Bir Fıle"ye “Xalê Xemo”(Hıristiyan dayı) dediğim için de şantiyedeki işçiler yadırgayarak alaylı, alaylı gülüşüyorlardı. Çünkü o bir FILE idi FILE demek, köleden de öte, hiçbir hakkı olmayan insan kavramında bir kelime olarak bilinir Doğu Anadolu"daki Kürtlerce. Raiyanın bile hakkı var ama Fıle"nın bir hakkı yoktu, Xalê Xemo da onlardan biriydi. Dara düşüldüğünde, sıkışıldığında da, “Ma ez Filê babê te me?” demiyor muyuz hepimiz?

 

Çevredeki güçlü, etkin ve hatta küçük aşiretler bile onları hep küçümser hatta onlara sığınmalarını ve itaat etmelerini isterlerdi. Onları çalıştırır ücretlerini vermez, mallarını alır bedelini vermezlerdi. O dürüst, çalışkan, erdemli, nadide insanlara tepeden bakar, onları “Fıle” diye küçümser olmadık hakaretleri ederlerdi.

 

Yayla deyince akla ilk gelen Feraşin
yaylası ile birlikte Masiro, Pertavîn,
Mêrgezer, Sêkanîya, Tenîn, Laleş ve
fotoğraftaki Nerkêtîk yaylasında her
yıl on binlerce yerli ve koçerlerin
davarları semirirdi.

Yetmişli yılların sonunda Halit Sayın"ın TIVOR şantiyesinde iken birgün bu FILE"lerden biri gelmiş çardağımızın altında oturmuştu. Hoş beşten sonra, solcu geçinen işçilerimizden biri bizim FILE"yi sıkıştırıp kelime-i şahadet getirmesini istiyordu, aleni ve ısrarlı bir şekilde.

 

- Bak inan bana, sen kelime-i şahadet getirirsen sorgusuz sualsiz cennete gidersin. Tabi sana kelime-i şahadet getirttiğim için bende seninle birlikte geleceğim cennete. Gel etme eyleme inat etme.

 

Kıpkırmızı kesilmişti bizim Fıle ve bizim ısrarcı şantiyecimize çok yumuşak bir ses tonuyla cevap verdi.

 

- Dediklerin çok güzel ama önce ben sana bir şey sormak istiyorum.

 

Kervan geçmez kuş uçmaz
Beytüşşebap"ın uzun yıllar katırı ile
postasını getirip götüren emektar
posta taşıyıcısı Abdülkerim. Mektup
zarfları ile  Beytüşşebap tabelasının
önünde..

- Sor. Sor.

 

- Sen önce elini koy göğsüne ve sorduklarıma doğru cevap vereceğine, dinin ve namusun üstüne bu insanların huzurunda yemin et.

 

Bizim şantiyeci, solcu Müslüman, başına gelecekleri bilmeden, elini göğsüne koyup Fıle"nin dediğini yaptı.

 

- Sorduklarına doğru cevap vereceğime yemin ediyorum.

 

Gözleri parıldayan misafir Fıle ilk sorusunu sordu:

 

- Dinine imanına, doğru söyle en çok bizim Fıle"ler mi hırsızlık yapıyor yoksa siz mi?

 

Bizimkisi:

- Vallahi bizimkiler daha çok hırsızlık yapıyor.

 

- Dinine imanına bizim Fıle"ler mi daha çok yalan konuşup yalan yere yemin ediyorlar, yoksa sizinkiler mi?

 

Güzeller evinin o yıllardaki
güzellerinden birkaçı,
Bilbêsî köylüleri..

- Bizimkiler.

 

- Dinine imanına bizimkiler mi çok zulüm ve zina yapıyorlar yoksa sizinkiler mi?

 

- Bizimkiler daha çok yapıyor.

 

Bunun üzerine rahatlayan Fıle:

       

-“Êêêê bira min got ez dû deqîqe li dev van morivan behna xwe bidem. Tu hatî mayî bi heftika minve. Madem em şibê we tiştên kirêt nakin tu were bibe Mesihi.”

 

(Eeee kardeşim şurada, şu insanların yanında iki dakika biraz dinleneyim dedim Müslüman ol diye bir gırtlağıma yapıştın. Madem öyleyse biz sizin gibi çirkin işler yapmıyorsak sen niçin gelip Mesihi olmuyorsun haaa.)

 

O yıllar, Geznex"e yakın bir kaplıca
vardı. Bir taşın oyuğundan çıkıyordu
ve hemen üstündeki tepedeki bir
mağarada hiç çürümemiş bir insan
cesedi vardı.

Deme Cesaretine küçük dilimi yutacaktım ki bizim çalışan solcu hiddetle ayağa kalktı:

 

- Anamı belledin Fıle. Keşke bunu tenha bir yerde söyleseydin de seni bir kör fişeğe kurban etseydim.

 

Deyip çardaktan ayrılmıştı. Ama dediğine kendisi bile inanmayan biri idi. Şantiyede iki dakika dinlenmeğe gelen Fıle"ye haksız yere yüklenmenin bedelini fazlasıyla almıştı tabi.

 

Yıllarca ezdiğimiz horladığımız yerdiğimiz bu Fıllerin 90"lı yılların başında, bir gün boy boy resimlerini gördüm günlük büyük gazetelerin birinci sayfalarında: “Geznex"teki Fıle"lere silah verildi”diye. Ehh artık Fıle"ler bizi koruyacak dedik içimizden, kıs kıs gülerekten kendilerini koruyamayan Fıle"ler bizi nasıl koruyacaktı?

 

Beytüşşebap - iyi  insanların evi,
Şeyh Adi"yê Hekkari"nin  zozanı,
Kürtçe Mevüd"ün yazarı büyük insan
FEQÎRÊ BATEYÎ"nin mekanı Laleş
yaylasındaki bir düğünden görüntü.

Peşinden Beytüşşebap"ın batısında yapayalnız bir köy olarak kaldı Geznex. Kato Dağları ile Beytüşşebap"a sınır oldu adeta. Yalnız bırakıldı Geznex. Baktılar yürümeyecek terk etti oraları Xalê Xemo"lar.

 

Demek şimdi de geri gelmişler köylerine ki, geçenlerde torununun düğününü TV"lerde defalarca ama defalarca izledik. Hani mermilerin havada tokuştuğu çok sıradan o düğün, tabi diğer düğünlerin yanında!

 

Xalê Xemo, sıra sıra dağların içindeki Geznex köyünde oturuyor. Çevresi bir halka dağ, bir kaç halka aşiret fertleri ile çevrili. Eminim günlerce düğün için uykusu kaçmıştır.

 

Buralarda dün de yaşamak güçtü
bugün de… Derîyezêr"den sırtları ile
kışlık ot indiren Hemkan köylüleri.

Çağırsam mı, çağırmasam mı, bu çevremdeki ağaları, korucu başlarını ve korucuları… Çağırmazsam, “-Bak derler bizim Fıleh adam olmuş artık bize kafa tutacak hale gelmiş, bizi düğününe çağırmıyor.” Yıllarca da bana kinlenir dururlar.

 

Çağırsam da hepsini çağırmam lazım. Bir aşireti çağırsam diğerini çağırmasam, al başına belayı…

 

Yıllarca kin tutulur Xemo ya, çocuklarına torunlarına, davarına, koyununa, kuzusuna ve horozuna (-Falan sene, filan aşireti düğününe çağırdı da bizi çağırmadı.)bu yeter artardı bile Xalê Xemo'ya.

 

 

Beytüşşebap"a gidebilmek için üç bin
metrelik dağları geçmek
zorundaydınız. Hakkari"den
Beytüşşebap"a giderken
Suvarêhalîl"den geçmek
zorundaydınız.Şoförlerin korkulu
rüyası bu tırmanışgenellikle ya sabah
erken saatlerde yada ikindi
saatlerinden sonra yapılırdı. Aksi
takdirde arabanız defalarca su
kaynatacağı için gerçekten başınız
belada demekti.

O kaçınılmaz olanını yapmış ve çevresindeki ağalarla birlikte vadilerdeki aşiretlileri de davet etmiş düğününe. Tabi ki sonuçta olanları da gördük zaten, görüntüleri de.

 

Görüntüleri izlerken çocukluğumu anımsadım.

 

Gece karanlığında bir yere gitmek zorunda kaldığımda korkudan için için bildiğim duaları sıralarken, hançeremi de yırtarcasına bildiğim türküleri peş peşe sıralardım. Dualar da parasızdı, çığırdığım türküler de.

 

Eeee görüntülerdeki barutlar da pulsuz, mermiler de parasız. Parmağını sık sıkabildiğin kadar. Nasıl olsa parmağın yıllardır alışmış, ihtiyarlar, hamileler, beşikteki bebeler de korkmuyor bu seslerden.

 

Katırlar, eşekler, koyunlar ve tavuklar da ürkmüyor, alışıklar bu tır, tııırrr, tııırrr seslerine. Şehirlilere de gösterip “Aha bakın, Süryani"nin yaptığına” dercesine.

 

Yıllar önce Amerikalı üç Astronot
İzmir"e gelmişti. Ünlü Akbaba
dergisinde bir karikatürist
(Yanılmıyorsam Cafer Zorlu) çizdiği
çerçevenin içindeki üç astronotun
önüne şalvarı yamalı bir Kürt"ü çizip
astronotlara, “Aya gitmek ne ki.
Erkekseniz gelin buradan Hakkari"ye
gidin.” dedirtmişti. Şırnak"tan
Beytüşşebap"a gitmek için de
Tanintanin geçidini geçmek
mecburiyeti vardı o yıllar.

Ama alışmışların gövde gösterisine dönüştürdüğü Xalê Xemo"nun düğünüyle nelerini gördük nelerini…

 

Ağaların beylerin korucubaşlarının kızlarının, oğlanlarının toylarında, defalarca ama defalarca BAZUKA"lara, Reşaşlara biksilere “Bêkeysîlere” kulaklarımızı tıkamadık mı?

 

Ben, siz ve hepimiz alışana kadar da görmezlikten gelmedik mi?

 

Ama Xalê Xemo"nun düğünündeki zais ikon lensli kamera bu görüntüleri hem geniş açıdan hem de zoomlu olarak öyle görüntüleyebilmişti...

 

Tabi nede olsa Xalê Xemo bizim, hepimizin Fıle"si. Düğünden evvel de rahat değildi, düğünden sonra da olmasın değil mi? Nasıl olsa Xalê Xemo büyük insan, alışık bunlara.

 

* Not: Yaşıyorsa uzun ömürler, vefa etmiş ise Allah'tan rahmet diliyorum.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
50 Yorum
  • reşo dalas / 05 Ağustos 2008 Salı 21:22

    Beytüşşebab'ın anlamı Gençlerin evi demektir

    Yanıtla (0) (0)
  • Manu / 05 Ağustos 2008 Salı 21:30

    BEYTUSSEBAP Güzellerin evi manasina gelmiyor Genc"lerin evi manasina geliyor yanilmiyorsam.

    Yanıtla (0) (0)
  • ,,,,,,,,,,,,, / 05 Ağustos 2008 Salı 21:45

    O ari kovanlariylan ünlü köyün ismi DULE deyil MEHREdir ikincisi bu FLLEHlerin tüm Dünyadaki nufuslari 600,700 Bin deyil 4 milyondan fazladir.

    Yanıtla (0) (0)
  • nurullah olaş / 05 Ağustos 2008 Salı 21:46

    hersey için TEŞEKKÜRLER enver hocaa beytüşşebabı hatırlatıyızz içinn kürtçe adı beytüşşebab(ELKİ) =GENÇLERİN EVİ=

    Yanıtla (0) (0)
  • Flleh / 05 Ağustos 2008 Salı 22:39

    Ellerinize saglik abi cok güzel bir yazi.

    Yanıtla (0) (0)
  • Misilmanè Amerika / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 00:06

    Adamlara Flemin diye,diye simdi tum islam ulkeleri Amerikanin muslmuani oldular EM HEMU BUN MISLMANE EMRIKA:)))))

    Yanıtla (0) (0)
  • Geznex_li / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 00:17

    Evlerimizde ne yemisseniz,içmisseniz afyet,seker ananizin ak sùtù gibi elal olsun abicim.

    Yanıtla (0) (0)
  • duhok / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 01:00

    yazının basında beytuşebab kelımesını acıklamışsınız guzelerın evı dıye arapçayı ıyı bılen bırısı oldugum ıcın beytuşebab (GENCLERIN EVI )anlamına gelır

    Yanıtla (0) (0)
  • Gülizar / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 02:02

    Sevgili Hocam,
    Sayenizde ne çok şey öğreniyoruz.İyi ki varsınız.Ellerinize dillerinize sağlık.

    Yanıtla (0) (0)
  • jahr / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 03:32

    hocam çokkk güzel bir çirok mu diyeyim?.. konulardan konulara atlayışınız yazının üzerine ilgiyi artırıyor ben şahsen çok beğendi çok etkilendim!

    Yanıtla (0) (0)
  • xbercix@ hotm / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 08:28

    yazınızdan ötürü tebrik ederim

    Yanıtla (0) (0)
  • A.Kadir ADIYAMAN / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 08:49

    Sayın Özkahraman öncellikle eline sağlık diyor,bir Beytüşşebaplı olarak yazı çok beğendim.

    Özellikle sosyal bir vakayı örneklemeler bize hatırlattınız bilmeyenlere ise aktarımınızdan dolayı bu coğrafyada yaşayanlar olarak minnetdarız.Biliyorum daha çok fotografınız ve bunlara dayalı çok yazın olacak sabırsızlıkla bekliyorum.Öte yandan Xemo dayının düğün vesiyle yaşadığı İKİLEM'İ çok güzel ifade etmişsiniz.Gerçekten Xemo dayı herkesi çağırmak zorundadır... Yazıdaki bir kaç teknik eleştirimi şöyle ifade edeyim...Ancak zanedersem "fıle" olarak yazdığınız "Féle" olması gerekir ayrıca Geznex dışındaki diğer köy Dulé değil Méhré olması lazım Méhré şu an insansız Dulé de Kaşuran Aşireti mensupları yaşamaktadır.BU coğrafya o insanlarla daha güzeldi keşke yanımızda tutabilseydik......

    Yanıtla (0) (0)
  • Av.Hadi CİN / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 18:09

    Merhaba Enver Bey,yazınız çok güzel olmuş, hele fotoğraflar yok mu, kendimi bir an,çocukluk ve ilk gençlik yıllarındaki gibi Bılbes'te, Merga Ağa'da, laleşide, katoda, germavda hissettim. Yazınızı ta Finlandyiyadaki bir yakınımdan öğrendim. Ben de Bilbesiliyim, Antalya'da avukatlık yapıyorum. Memlekete tarifsiz bir özlem duyuyoruz. Geznexliler benim dayı tarafı oluyor aslında, o yüzden halen bir çocuğu ile de görüşüyoruz. Daha geçen gün Fransadan gelenlerle otelde buluştuk, sohbet ederken zaman su gibi aktı gitti. Kaleminize sağlık, yazınızı ilgililere göndereceğim. İyi çalışmalar.

    Yanıtla (0) (0)
  • Ciwan Ok / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 17:09

    Ya kardeşim okuma yazman yoksa resimlerin altına yazılan yazılarıda mı göremüyorsun zaten FEQİRE BATEYİ diye yazmış sende okumatan feqiye Teyran ı nerden çıkardın ki? fazla aram şarkılarını mı dinliyorsun sen Allah aşkına. Ya bana göre ne FEQİRTE BATEYİ NE DE FEKİYE TEYRANDIR Yazaraın(Bence yanılmıyorsam dalgınlığına yada imla hatası yada ben öyle biliyorum yanlışsam Mamusta Enver Abé'den özür dilerim)Sanki o isim FEQİR değil FEQİ'dir yani öğrenci yada Mela veya feqi. selamlar

    Yanıtla (0) (0)
  • umut / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 16:54

    çok harika olmuş sayılarımı sunarım bize geçmişimizden yaşanaları hatırlatığınız için size teşk etmek az olur bu yüzden bende etmiyorum.
    ayrıca arkadaşım mevlüdü melayé bateyi yazmış aynı şekilde belirtmiş ii oku yazıyı anlarsın sadece resimlere bakmışsın sanırım sevgiyle kalın

    Yanıtla (0) (0)
  • şevat / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 09:29

    beytülşebab sayın kahramanın söylediği gibi güzel evi falan değil. bu konuda bir yanlışlık yapmış. beyt-ul shebab gençlerin evi demek şebab arapçada genç demek.neden buraya genç evi değinildiği ise daha ziyade arap ordularının hakkari emirlerinden asker temin etmeleri ile alakalıdrı. salahhattin ordusunun çoğu hakkarili ve bizzatihi beytülşebablı gençlerden oluşur. saygılar

    Yanıtla (0) (0)
  • izmir / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 09:57

    Hocamı tanırım. Kültürümüzü on yıllardır değişik şekillerde tanıtmıştır. Bu gönüllü ve meşakkatli çalışmalarından dolayı minnetdarız. Ancak; dikkatimi çekti! Antalya'da daha önce Beytüüşşebap'ta görev yapmış bir emekli asker ile tanıştım. Bana orayı anlatırken Hocamın da yazısının başında belirttiği şahsiyetlerin yaşayıp-yaşamadığını, nasıl olduklarını sordu. Beytüşşebap'a gönül vererek oraya yerleşen o dayılarımızı bizde çok severiz ama Beytüşşebap ile ilgili bir konu yazılırken, yada birileri sorulurken orada yaşayan başkaca insanlardan hiç birinden neden bahsedilmediği bana ddikkatimi çekti. Orada bahse değer yerleşik hiç bir şahsiyet yok mudur? Ya da bu bir bakış açısı mıdır? Eleştirim, sizi veya başka hiç bir kimseyi üzmeye yönelik değildir. Böyle bir amacım da yoktur. Sadece sosyal bir gerçeği vurgulamak istedim. Teşekkür ederim.

    Yanıtla (0) (0)
  • şemzini / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 10:34

    *enver bey; sizin solcu müslüman arkadaşnız FILE"ye yeminle anlatıkarı varsa bunun sebebi MÜSLÜMANLIKMI yoksa o ve onungibi SÖZDE MÜSSLÜMANLARIM MI; zaten aklı olan herkesin SOLCULUKLA MÜSLÜMANLIĞIN bi arada olmayacağını bilir.çelişki burda. elbetteki bizde her türlü zülme; hakarete insanları ezmeye şiddetle karşıyız; ama zamanında bilinçsiz insanlar tarafından bu çahilane davranışlar yapılmışsa, bunu "din" yapmış gibi ima etmeyelim lütfen.

    Yanıtla (0) (0)
  • Keen / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 11:08

    Çok harika bir araştırma yazısı olmuş.

    Yanıtla (0) (0)
  • izmir / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 16:10

    Hocamın yazılarını devamlı takip ederim ama yazılarına ilk defa bu kadar eleştiri geldiğini gördüm. Bu güzel konunun gündeme gelmesi benim gibi bir çok okuyucuyu memnun etmiş.Ama yazıyı dikkatle okuyunca eleştirin pek haksız olmadığını gördüm. Yorumcular bir kaç hatayı vurgulamış. Müsadenizle ben de gördüğüm bir kaç maddi hatayı yazayım.
    -İlk parağrafta "Yıllarca hepimiz öyle bildik... ile başlayıp Elki'lisi hatta Bılbes"lisi." şeklinde biten cümlede bahse konu Flle kardeşlerimizi onurlandırayım derken vurgulanan bir kısım aşiretlere göre aşiret olmayan diğer bir kısmının örtülü şekilde aşağılanması,
    -"Güzeller evinin o yıllardaki
    güzellerinden birkaçı, Bilbêsî köylüleri.." fotoğrafındaki şahısların güzeller değil genç olduğu ve Bilbêsî'li olmadığı,
    -Bilbês, Beytüşşebap'ın bir mahallesidir. Sanki farklı bir yerden bahsediliyor gibi olmuş. Bilbêsî'liler de hep böyle bir farkı özellikle belirtmek için çevre il ve ilçelerde Bilbêsî'liyiz derler. Bu nitelendirmelere hiç gerek yok. Hepimiz aynı bölgenin insanlarıyız o kadar.
    Saygı ve selamlar.

    Yanıtla (0) (0)
  • dılda / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 13:19

    fıla kardeşlerimiz geznexten sonra inşallah hozu-mıhre2de dönerler-düğünde gösterilen ilgi- değişim geçirdiğimizi-kardeş olduğumuzu ve de geçmişte dedelerimizin yaptığından utandığımız için,özür dilemek için herkes ordaydı-hemoyo rahatsız etmek değil bilakis kabul ve memnuniyet belirtildi. bütün inanç ve farklılıkları koruyarak kardeşiz öyle olacağız.

    Yanıtla (0) (0)
  • şemzini / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 13:55

    resimleriniz çok güzel olmuş devamını bekleriz...

    Yanıtla (0) (0)
  • Hekar Alarengîn / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 13:57

    MERHABA ...BİR ELEŞTİRİDE BULUNACAM YAZARA...

    kürtçe mevlüdün yazarı Feqiyê Teyran değil MELAYÊ BATEYÎ dir...

    Yanıtla (0) (0)
  • beytüşşebap / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 18:50

    DEĞERLİ HOCAM NE GÜZEL YAZMIŞSIN AMA BİRAZDA DAHA ANILARIN GEÇTİĞİ BEYTÜŞŞEBAP MERKEZİNİ YZSANIZ GÜZEL OLURDUBAŞARILAR HOCAM

    Yanıtla (0) (0)
  • Gavan Adıyaman / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 19:12

    Yazıyı okudum yazar mevlüdü Feqîyê Teyran yazmış diye bir kelime varmı yazıda.YOK..Feqîrê Bateyî yazmış doğrudur.Yazıları iyi okuyun sonra uyarı ve yorum yazın..

    Yanıtla (0) (0)
  • SENAR TEKİN / 06 Ağustos 2008 Çarşamba 21:08

    sayın enver özkahraman bey. beytüşşebabın arapça manası güzellerin evi değil gençlerin evidir.lütfen doğru bilgi verelim halkımıza.daha açıklamalı olarak.beytu:ev.şebab:gençler manasına gelir.ALLAHA emanet olun

    Yanıtla (0) (0)
  • CİZÎRİ / 07 Ağustos 2008 Perşembe 13:47

    DEĞERLİ ENVER ÖZKAHRAMAN,
    GÜNÜMÜZDE YOK OLMAYA YÜZ TUTMUŞ GARİMÜSLİM VE KÜRT KÜLTÜRÜNÜ, GEÇMİŞİ, GOMÊ'LERİ, MITRIPLARI, BU TOPRAKLARI ARAŞTIRAN, BİLEN VE BUNU BİZLERLE PAYLAŞAN BİR HOCACAMIZIN OLMASI GERÇEKTEN MUTLULUK VERİCİ. BU KONUDA BENİ VE ARKADAŞLARIMI ARAŞTIRMALARA YÖNLENDİRDİĞİNİZİ BELİRTMEK İSTERİM. HALLAC-I MANSUR'UN DEĞİMİYLE ''MERAK AKLI CANLANDIRAN KUDRETLİ BİR GÜÇTÜR''. GERÇEKTEN ÖYLE. ZATEN BÜYÜK İSKENDER DE MERAKINA VERDİĞİ DEĞER SAYESİNDE DÜNYANIN YARISINDAN FAZLASINI FETHETMEMİŞMİYDİ. BEN, KENDİM VE ARKADAŞLARIM ADINA SİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM. UMARIM BİRGÜN SİZİ YAKINDAN TANIYABİLİRİZ. BAŞARILAR.

    Yanıtla (0) (0)
  • Nurettin AYDIN / 07 Ağustos 2008 Perşembe 15:03

    hafızası olmayan bir toplum sürekli bir kısır döngüde başa döner döner durur. bir adım ilerleyemez ve bir medeniyet kuramaz. Tıpkı ağacın kökleri gibi. kökler ne kadar derine giderse, ağaç o kadar yükselir. Sayın ÖZKAHRAMAN'I Hakkari kilimlerine pazar bulmak için uğraştığım bir süreçte, biraz daha yakından tanıma ve bir süre yakınında bulunma şansı bulmuştum. O zaman da herzaman yaptığı gibi, yerel folklürü korumak, geliştirmek, gün yüzüne çıkarmak ve dünyaya sunmak için emek veriyordu. herkes bir görüntüye bakar ve birşeyler görür, fakat bir fotoğraf sanatçısı bir görüntüye bakarken, biz sıradan insanların görmediği detayları görür, derinliği yakalar ve ışığın renklerdeki dansını kalıcılaştırır. Aynı coğrafyada yüzbinlerce yaşıtından farklı bir gözlem, farklı bir yaklaşım, farklı bir analiz ve farklı bir sentez yakalamış insanlar, elbetteki farklıdır. ÖZKAHRAMAN gibi şahsiyetler, yakın tarihimizin MR'ıdır. bütün iç organlarımızı detaylarıyla gösterebilen MR filmi. bize sunduğu sadece korunması gereken folklorümüz değil, kendisi bizathi bu folklorün yaşayan bir tanığından öte, anlaşılması gereken bir parçasıdır bence. her yazısında kendimiz hakında yeni şeyler öğrendiğimiz, aynı karelere baktığımız halde görmediğimiz detayları onun baktığı noktadan bakıp yeniden keşfettiğimiz yaşayan değer. ellerinize sağlık, bizi daha uzun yıllar, yakın yerel tarihimizde farklı karelere götürmeniz dileğiyle. Nurettin AYDIN

    Yanıtla (0) (0)
  • Hekar Alarengîn / 07 Ağustos 2008 Perşembe 19:24

    :) tamam ya..no panic...
    herhalde uyarı, eleştri kötü amaçlı yapılan birşey değildir..feqiyê teyran diye yanlış görmüşüm demek ki...yanlış yaptıysak özür dilmesini de biliriz herhalde..

    yazardan özür dilerim..

    Yanıtla (0) (0)
  • dikkat et / 07 Ağustos 2008 Perşembe 09:10

    sayın DİKKAT ancak gençler güzel olur herhalde 80 yaşına gelmiş insanlar değil Enver beyin söylediğide aynı şeydir iyi arapça bilmişliğini kendine saklada halkımızın gerçekliliğini film gibi gözler önüne seren iki satır yazıda sizler becerip yazarsanız gençlermidir güzellermidir tercümesinden daha makbül olacaktır sanırım.

    Yanıtla (0) (0)
  • * / 07 Ağustos 2008 Perşembe 10:30

    ENVER BEY GÜZEL ŞEYLERE DEĞİNMİŞ BEN DE BEYTÜŞŞEBAPLIYIM AMA 35 YILDIR ORDAN GELMİŞİZ.BEN KÖYÜMÜ DAHA GÖRMEMİŞİM. TABİKİ BABAM ANLATIR ORALARI .XALE XEMO BİZİM KÖYE KOMŞU OLUR. ÇOK ANLATIR BİZLERDEN ÇOK DAHA İYİ OLDUKLARINI SÖZLERİNE SADIK OLDUKLARINI ANLATIR. ENVER BEYİN ANLATTIĞI ŞAHADET İLE İLGİLİ O DA ŞÖYLE ANLATIR KELİME ŞAHDETİ TÜMÜNÜ SÖYLER AMA HZ.MUHAMMED E GELİNE O SÖZCÜKTE BAZEYLE (GEÇİNİZ) DİYE ATLARLARDI .ONA ÇOK GÜLMÜŞTÜM.TEŞEKKÜRLER ENVER ABİ.

    Yanıtla (0) (0)
  • nezan / 07 Ağustos 2008 Perşembe 18:46

    değerli arkadaşım hocamın bahsettiği ^^feqiyé^^tayran değil feqiré bateyi dır feqiré bateyi mela hıseni bateyinin edebiyatta ki mahlasıdır ikincisi senin bahsettiğin feqiye tayra değil ferxké(piliç)tayra'dır

    Yanıtla (0) (0)
  • Murat Akın / 07 Ağustos 2008 Perşembe 16:07

    Sayın Özkahraman,öncelikle araştırmanız için teşekkür ederim.Yanlız araştırmanızı yaparken acaba? Farklı dinlere mensup insanların tarihlerini,aralarındaki ilişkileri ve kültür miraslarını da araştırdınız mı? Yazınıza bakılırsa böyle bir araştırma yapmadığınız gibi,yüzlerce yıl beraber yaşamış farklı dinlere ve kültürlere sahip bu insanların inanç boyutlarına da önyargılı peşin fikirli yaklaşmışsınız.Örnek olarak gayrı müslim kişi ile solcu-müslüman geçinen şahıs arasında geçen soru-cevap şeklinde cereyan eden sohbetin kötü sıfat ve hasletlerin solcu ve müslüman geçinen kişide toplandığı tespitinizin o kişinin mensup olduğu inanç ve dine dayanıyormuş gibi bir intiba oluşturuyor. İslam’ı ve İslam’a hakkıyla inanan Müslümanların tarihleri araştırıldığından hangi dine ya da mezhebe bağlı olursa olsun o kişilerin inanç dünyasını yaşabileceği özgür ortamı yine de Müslümanlar sağlamışlardır.Örnek vermek gerekirse Peygamber ve Halifeler döneminde Gayrı Müslimler askerlik yapmadıkları gibi,onların can,mal ve din güvenliğini en iyi şekilde korunmuştur.Hatta Hz. Ömer fakir düşen bir gayrı Müslime devlet hazinesinde maaş bağlamıştır.İspanya’da Müslümanları ve Yahüdileri engizisyon işkencelerinde geçiren Hiristiyanların elinde Osmanlı devleti kurtarmış ve İspanya’da getirdikleri Yahudileri İstanbul’da en güzel yerlere yerleştirmiş ve bu Yahudiler sonradan İstanbul’un en zengin insanları olmuştur.Yüzlerce yıl Müslüman ahali içinde yaşayan Ermeni ve Hiristiyanlar dış güçlerin kışkırtmasıyla kendilerine kucak açan insanlara her türlü işkence ve vahşeti yapmakta geri durmamışlar 1900 yıllara kadar da Sıddıka-i Millet olarak bilinen Ermeniler 1.Dünya savaşında dış güçlerin kendilerine yardım yapacakları vaadi ile Müslüman ahaliyi kesmekten çekinmemişler.Bu örnekleri niye verdim, bir araştırma yapılırken olayları ilgilendiren bütün argümanları gözden geçirmek lazım.Yoksa dininden habersiz kişiyi sorguya çekip bizimkiler mi çok yalan söyler yoksa sizinkiler mi? Biz mi çok hırsızlık ya da gayrı meşru ilişkiye yatkınız yoksa sizinkiler mi mantığı çocukların oyun mantığına benzer ciddiyetten uzaktır.Allah,insanlık ve tarih şahittir ki; dünyayı kana bulayan,2 tane dünya savaşı ile milyonlarca insanı katleden bu sapık ve tahrif edilmiş dini inanca sahip gayrı Müslim insanlar tarafında, mazlum ülkelerin ve insanların kaynaklarını çalmak için yapılmıştır.Ahlaksızlığı ve fuhşuyatı kendine meslek edinen de bu dini inançlara sahip insanlardır. Birinci Dünya savaşında bütün İslam topraklarını hile,yalan ve sahtekarlıkla ele geçiren de bu tahrif olmuş dini inanca sahip insanlardır.Hala da demokrasi yalanı ile Irak’ta 2 milyon insanı katleden de yazında öve öve bitiremediğin o Xale Xame gibilerin dini inancını taşıyan insanların sıfat ve hasletleridir.

    Yanıtla (0) (0)
  • cihan cebeli / 07 Ağustos 2008 Perşembe 17:18

    Enver beye tşklerimi sonuyorun halkımızı bilinçlendirmek gerçekte övgü dulu insanlığın bır aynasıdır
    bugüne kadar hiç bir hakkari,li veya şırnaklı bu konulara değinmemiş nedenide ya eğitimsizlik yada geçmişte yaşayan o muhterm insanlar kıskanmaktır çünkü şimdiki insanlar değerleini para yada polla biçiyorlar geçmişin değeri vardı kıymeti vardı sevgi saygı vardı hak vardı büyüklere saygı sevgi vardı şimdi hiçkimsenin kimseye saygı sevgisi birbirlerine karşı kalmamıştır .yalnız mevlüdü şerifi yazan fegire bateyidir ve bunun güzel beytleri ve yaşayış biçimi hakında bir arkadaşımdan birnevi bilgiler aldım isterseniz sizlerle paylaşa bilirim .?

    Yanıtla (0) (0)
  • cihan cebeli / 07 Ağustos 2008 Perşembe 17:25

    ENVERBEY SİZ BİR MUHTEŞEMSİNİZ SADECE BUNUNLA YETİNİYOM NEYAZIKİ KÜLTÜRÜMÜZÜ BAŞKA BİR İNSANDAN ÖĞRENİYORUZ BİR YELİ HALK BU KONULARA DEĞİNSE BELKİ DİLİ TUTULUR ENVERBEY ALLAH SENDEN RAZI OLSON

    Yanıtla (0) (0)
  • ....... / 07 Ağustos 2008 Perşembe 21:35

    Sayin MURAT AKIN Ben almanyada yasiyorum Almanyanin hemen tùm uyusturucu,hirsizlik,kadin ticareti,dolandiricilik,vergi kacakciligi,devleti soyma,yalan soylemek sanati hepsi mùslùmanlardan sorulur...En kapali dinine bagli gozùken bazi arap kadinlari kocalarini aldatmaya gittikleri zaman kocasina ben teyzeme yok bilmem halama gidiyorum diye yalan soyliyerek kocasini kandiriyor butùr seylere avrupada hergun sahit oluyoruz.

    Yanıtla (0) (0)
  • Flleh / 07 Ağustos 2008 Perşembe 21:47

    Kelimeyi sahadetimi getirmemimi sitiyorsunuz tamamm..LAIHAHE ILALLAH MUHAMMEDUN RESULALLAH..okadar.. bu kelimeyi kim soylemis kim soylememis diye okadar tartismaya gerek yok.

    Yanıtla (0) (0)
  • .......... / 07 Ağustos 2008 Perşembe 22:04

    MURAT AKIN kardesim dùnya sahittirki butun dunya savaslari ve gayri resmi evlilikleri herkes hazreti MUHAMMEDden ogrendi dunyanin hangi mùzesine giderseniz hz.muhammedin kullandigi ya bir ok yada bir kiliça raslarsiniz yada bilmem hangi mùzede hangi savasta kirilmis bir disine. eyer avrupalilarda bu silah icad etme sevdasi baslamissa buda kendilerini bu ok'lara ve kiliçlara karsi savunmak için baslamis çùnkù araplar ispanyadan,osmallilar balkanlardan avrupayi kusatmislardi adamlar topraklarini arap ve osmanlilardan korumak için silahlanmaya gittiler cùnkù biliyorlar islamda herzaman cihad vardir ve herzaman gùçlendigi zaman onlara saldiracak iste bundan herzaman onlemlerini aliyorlar onlarin ellerindeki firsat islamda olsa heyyy malamin.

    Yanıtla (0) (0)
  • Sorgul / 07 Ağustos 2008 Perşembe 23:41

    Yazınızı çok büyük bir zevkle okudum,gerçekten çok etkilendim anlattılarınızdan.ben şahsen 80 kuşağındanım ve ne yazık ki o bahsettiğiniz değerlerle tanışma fırsatım olmadı,sadece siz ve sizin kuşağınızdan olan büyüklerimden duyduğum kadarını biliyorum süryanileri,asurileri,kısacası uzun yıllar birarada yaşadığımız,dini bizimkinden farklı olan toplulukları.Büyüklerim de sizin gibi anlatıyor onları ve anlattıklarını dinlerken keşke o günlerde yaşasaydım diye düşünüyorum.O çok renkli insanları tanıma fırsatım olsaydı diye düşünüyorum.Keşke onları burada tutmayı başarabilseydik,farklılıklara daha hoşgörülü yaklaşabilseydik,farklılıklar renklilik olsaydı keşke bizim için.Ama çoğumuz şimdi de olduğu gibi insanların kendi tercihi olmayan dinlerinden,ırklarından,renklerinden dolayı yargılıyoruz çoğu zaman,kendimize benzemedikleri için dışlıyoruz onları çoğu zaman,keşke daha hoşgörülü olabilsek bu konuda...İnsanlara herşeyden önce insan gözüyle bakabilsek,Hristiyanlığı,Müslümanlığı,Kürtlüğü,Türklüğü keşke ikinci plana atabilsek,karşımızdakine insan gözüyle bakabilsek...O zaman eminim dünya daha yaşanılır olur,herşey daha güzel olur.Yeter artık birbirimizi farklılıklarımızdan dolayı dışladığımız,zulüm edip ezdiğimiz,hepimiz yeterince acı çektik,şimdi kucaklaşma zamanı bence.Yazınız gerçekten beni çok duygulandırdı,o güzel yüreğinize sağlık,yazılarınızın devamını merakla bekliyoruz,saygılarımla...

    Yanıtla (0) (0)
  • Bedel ZEBARİ / 09 Ağustos 2008 Cumartesi 08:14

    Merhaba enver abi bana cocuklugumu hatırlattın ben1974,1979 yılları arasında hakkari yatlı bölge okulunda okudum en çok etkilendigim insan enver özkahramandı hele o fotoğraf sütüdyonunuzun vitrini yokmu her fırsata gelir saatlerce bakardım sat gölü ,cilo, dıstar, şalşepikli at sırtındaki insanlar vs.yanlız o toplu fotoğraf elkili gençlerdir birisi mesai arkaşım şemsettindir bende 1989 dan beri amatör fotoğraf çekiyorum tabiki sizden çok etkilendim size özendim genelikle doğa ve insan üzerine çalıştım merge soti, feraşin,kato, suwara xele, hemkan, bate,dehwet,berxbır vs ben bir kaç fotoğrafımı siteye göderecem sizden not bekliyorum en büyük hobim fotograftır.fotoğraf çekmeye devam edeceğim saygılar,selamlar enver abi sizi hiç unutmıyacağım Bedel CİN

    Yanıtla (0) (0)
  • Bedel ZEBARİ / 09 Ağustos 2008 Cumartesi 09:27

    Merhaba enver abi! bana cocukluğumu hatırlattın ben 1974.1979 yılları arasında yatlı bölge okulunda okudum.hakkaride en çok etkilendiğim insan enver Özkahramandı hayranınızdım.hele o fotoğraf sütüdyonuzun vitrini yokmu her fırsatta gelir saatlerce bakardım.saat gölü ,berçelan, dıstar,darcıgareli ihtiyar,şalşepikli at binicisi,sat gölünde ağlayan kız,o eşsiz manzara tebriklerini saatlerce bakardım bazen alır bayramlarda beytüşşebap'a aileme gönderiridim.ben sizden etkilenerek 1990 dan beri fotoğraf çekmeye başladım.çalışmamı beytüşşebap ve köylerinde yaptım. genelikle doga ve insan üzerine çalışmamı yaptım. yanlız o toplu şalşepikliler elkilidirler. ben bibesliyim bilbesliler yseciler içinde var .enver abi siz hakkarinin fotoğrafçısı.öğretmeni,devrimcisi,herşeydiniz.ben siteye bazı fotoğraflarımı gönderecem lütfen not verin sizden not bekliyorum.sizi hiç unuturmuyom saygılar sevgiler bedel zebari

    Yanıtla (0) (0)
  • vahit CİN / 09 Ağustos 2008 Cumartesi 23:36

    Değerli üstadım ellerinize sağlık yazınızı severek okudum çok beğendim hele geçmişimize dayanması daha da önemli ve merak ettiğim bilbesi köylüleri dediğiniz yukardaki fotoda geçenlerin isimlerini ve bu resmi nerden aldığınızı yazarsanız çok seviniriz çünkü bende bilbesliyim ve bu büyüklerimi tanımak istiyorum sevgi ve saygılarımla

    Yanıtla (0) (0)
  • pablo / 13 Ağustos 2008 Çarşamba 11:53

    merhabalar öncelikle enver hocama yazısından dolayı tesekkür ediyorum...dikkatimi çeken bir nokta var yorum bırakan hemen hemen bütün okurlar, Asurileri,Suryanileri,Nasturileri,Ermenileri,Yezidileri vs.leri öyle zikrediyorlar ki sanki kül olmuşlar.Ya onlar herhalde son dinazorlar değildi. onlar benim sizin,bizlerin atalarıydı bugün biri hakkari de(ta bi müslüman olarak) bir diğeri bir avrupa ülkesin de. onlar için üzülmeyin, kendinize üzülün çünkü hala kim olduğunuzu veya nerden geldiğinizi tam bilmiyorsunuz...

    Yanıtla (0) (0)
  • pablo / 18 Ağustos 2008 Pazartesi 20:44

    ben daha önceki yorumumda bazı okurları eleştirmiştim.o eleştirilenlerden ders alamsı gerekenlerden( ki hala basma kalıp gidiyor) biri beni eleştirmişcevabım şu olacak insan önce kendi tarihini öğrenir sonra başka tarihleri araştırır .eğer aslanlar tarihlerini yazabilselerdi bugün avcıların üfürükleri olmazdı tıpkı senin sadece pablo picasso yu bildiğin gibi git şiliye ordada pablo var bilgine!!!! sana son bir nasıhat enver hocam gibi yazarları takip edip önce kendi tarihini öğren sonra benim kime benzemek istediğimi eleştir...kolay gelsin...

    Yanıtla (0) (0)
  • xalé xemo / 18 Ağustos 2008 Pazartesi 14:55

    arkadaşım sen onları boşwerinde kendinizi öğrenin demişsin.sen başkalarının tarihini kültürünü bilmezsen sana ait tarihin ne old. ve farklılığını bilemezsin bana göre buna zikretmek değil 'empati' desen daha iyi olur ama yine sen kendi bildiğini okuyacaksın...ha bide pablo demişssin pablo picasso herşeye her yönden ve her düşünceye değer vererek sanatını yapan bir ressam.özeniyorsanda adam gibi özen

    Yanıtla (0) (0)
  • cihan cebeli / 20 Ağustos 2008 Çarşamba 13:28

    öncelikle herkese slm lar arkadaşlar hepimiz birer yada ikişer yorumlar yaptık benim sizlerden bi ricam olacak mümkünse bilenler yazarsa çok memnun olurum değerli okuyucular beytüşebab gençlerin evi yeda diyarı ben bunu yeni bildim afınız sığınarak söylüyom benide bilgilendirdiniz hepinizden allah razı olsun peki (sorıyorum) DEPİN: NİN ANLAMI NEDİR BİLEN VARSA BENİ BİLGİLENDİRİRSE ÇOK MUTLU OLURUM HERKESE SAYGILARIMI SONARIM

    Yanıtla (0) (0)
  • Asuri / 24 Ağustos 2008 Pazar 23:38

    Merhaba abi yazinizda belirttiginiz FLEMIN kelimesi aslinda ne bir asaglama nede bir kölelik anlamina gelmiyor o kelimenin nereden kaynaklandigini ben sahsen kendi fikrimce 1915 katliamlarinda arda kalan ASURI"iler onlari katliamlardan kurtarabilmek icin mecburen böyle isimlendirilmisler FLHEME yani 1915 ve diyer terihlerde asuriler büyük bir göc yasamislar arda kalanlar kendi topraklarinda hayatlarini sürdürebilmeleri icin mecburen kürt asiretlerine siginmislar ve kürt asiretleri bunlerin hayatlarini kurtarabilmek icin ve saldirilardan katliamlardan korumak icin kunlar flleh"lerimizdirler onlara dokunulmasin zarar gelmesin diye bu adlandirmayi taktilar ve hakkari siirt arasinda kalan bazi asuri ailelerini GOYI ve JIRIKI asiretleri FLLEMIN adladirmasi sayesinde hayatta tutabildiler.saygilarimla.

    Yanıtla (0) (0)
  • ŞEMSETTİN ABİ / 05 Şubat 2009 Perşembe 10:51

    sayın enver öz kahraman yazdığın yazının üzerindeki fotoğrafını gördüğümde bana hiç yabancı gelmiyordun ama nereden seni tanıyrdum hafızamı çok zorlamıştım ama çıkaramamıştım bense bir kere gördüğüm yüzü çok uzun zaman olsa bile kolay kolay unutamıyorum beytüşşebapla ilgili yazdığınız yazıyı okuduğum zaman sizi tanıdım tabiki 1980 de ben küçüktüm ayrıca bildiğim ve sorduğum kadarıyla beytüşşebap kelimesi arapça dır kürtçe anlamıylşa genlerin evi anlamını taşıyor ve o güzel çektiyin beytüşşebap resimleri içinde çok çok teşekür ederim devrimci selamlarımla başarılar dilerim 05 01 2009

    Yanıtla (0) (0)
  • hogir acar / 10 Nisan 2009 Cuma 20:14

    O MÜTHİŞ YAZINA VE YAZIN GİBİ MÜTHİŞ OLAN GEVDAN AŞİRETİNE YER VERDİĞİN İÇİN SIPAS.DOPA ĞEVNASİYA TEYBETE MALA MIHE TEREFE ĞELEFE GULİLAN.GEZNEX/Lİ

    Yanıtla (0) (0)
  • KATO / 24 Kasım 2010 Çarşamba 21:39

    ENVER BY XELI HEMODAN BAHS EDERKEN 1973 TE EN BÜYÜKLERI ĞEMO BIZIM MISAFIR OLDU ÇOK IYI HATIRLIYOROM BABAMA DEDI BIZ BU KIŞ NE YAPACAZ HIÇ BİR ŞEYIMIZ YOK DEDI BABAM HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLIYARAK NEDEMEK BIRŞYIMIZ YOK BIZ ÖLMÜŞMÜYÜZ SENDE BIZIM KARDEŞIMIZSIN NE ISTIYORSUN NE LAZIMSA HEMEN VERYIM YOK BORÇ VER DEDI GEMO BABAM SEN UNU KARIŞTIRMA ISTE ISTEDIĞINI 4 KOYUN AL 10 KOYUN ĞEMO KARDEŞ HEMEN SEN VE OĞLUM BEYTÜLŞEBAPBA GIDIN SIRTLI HACI HEYDERIN DUKANINDA UN YAĞ ŞEKER TAHIN NE LAZIMSA ISTEDIĞIN KADAR ALABILIRSIN YAZIN DA GEL BNIM YANIMA YAYLAYA YAZ BOYUNCA BEREBER KALIRIZ INSANLIĞ ÖLMEMIŞ ĞEMO BU BAHS ETIĞIM BNIM BABAM KAÇET KÖYÜNDE ŞEHMUS IŞIK GEVDAN AŞİRETINDE KILIŞA YA ENVER BY NERDE TARIHN

    Yanıtla (0) (0)
Enver Özkahraman Arşivi

Medo

03 Ocak 2021 Pazar 13:18