İrfan Sarı

İrfan Sarı

Hakkâri’de yerel seçim

Hakkâri’de yerel seçim

“Türkiye yüzyılı” uzayda yerçekimine meydan okuyan uzay adamını da gördü! Ve KAAN savaş uçağını da.

Aynı zamanda değişik kentlerde et ve süt kurumlarının önünde “ucuz et” almak için kuyruğa giren emekli ya da emekliye ayrılamamış yaşlıların görüntülerini de gördü.

“Ucuz et” kuyrukları, batmakta olan esnafa karşı “tanzim” satışlar yapan kurumların önünde oluşuyor.

Devlet mekanizmasının kendi eliyle oluşturduğu “karaborsa” piyasası, bir ya da iki kilo “ucuz et” almak için saatlerce ve hatta günlerce bekleyen yoksul, yaşlı, çaresiz insanları sıraya sokuyor.

Kimi mikrofon uzatılan bu yaşlılar, ömürlerinin nasıl “ucuza” satın alındığını adeta itiraf ediyor ve ortaya dramatik diyaloglar saçılıyor.

Megaloman söylemler sarf eden iktidarın; “yüzyıl” bakışı altında, önlenemez enflasyon yükselişi, kur artışı, akar-yakıt fiyatlarının tırmanışı emin bir şekilde trendini sürdürüyor.

Erdoğan’ın koruma ordusu, kullandığı araç filosu “İtibardan tasarruf olmaz” söylemiyle pekişiyor. Saray, ayrıca bu pekişmenin noter tastiğidir.

Öyle ya! Bu havada içinde bulunduğumuz ayın son günü “yerel seçimler” için sandığa gideceğiz.

Şu, halkın seçtiği belediye eş başkanlarını düzmece dosyalar ile göreve gönderilmediği seçimlerden söz ediyorum.

Hakkâri’de de partiler adaylarını açıkladılar.

Partiler programları gereği, seçim vaatlerini halka tanıtıyor. Ev ziyaretleri, mahalle ve köy gezileri ile kuvvetli söylemlerinin eşliğinde sürüyor bu çalışmalar.

Hep birlikte takip ettiğimiz bu seçimlerin, Hakkâri’nin geleceği adına alınan kararların pozitif ve negatif yönlerine akıl erdirmeye çalışıyoruz.

Demokrasinin, özgürlüklerin, yaşam standartlarının, kent çevrebiliminin geleceğini formüle etmek adına, halkın da görüşüne ihtiyaç bakımından vazgeçilmezdir seçimler.

Yerel yönetim (özellikle belediye başkanlığı) seçimleri, adayı daha fazla ön plana çıkarması açısından milletvekili seçimlerinden ayrı özelliklere sahiptir.

Adayın sahip olduğu kimi özellikler (fiziksel, kişisel, eğitim, iletişim becerisi, geleceğe dair projeler, ideoloji, hemşericilik) seçmenin tercihinde etkili olabildiği gibi tartışmalarında konuları arasındadır.

Doğası gereği seçimlerde adayların vaatleri, özgürlükler başlığı altında toplanınca anlaşılması daha kolay oluyor. Eşitlik, adaylar için en vurgulu kelime karakteridir. Bunun üzerinde inşa edilen konuşmalar, seçmende umuda dönüşür.

Kuşkusuz eşit Şartlarda seçim kampanyaları yürütmek, daha elverişli olanakların sağlanması sandık sonuçları bakımından önemlidir.

Bu temelde yürütülmeyen, yani bilgiye, realiteye dayalı seçim kampanyaları farklı güzergah arayışlarına sapabiliyor.

Yardım kolileri dağıtmak, askıda ekmek kampanyası yürütmek, yolcuları bedava taşımak, içinde nakit para olan zarflar dağıtmak, seçim kampanyası süresince kiralanan lokantalardan bedava yemek yedirmek, çay içirmek ve benzeri…

Bu temelde yapılan seçim kampanyaları ki bana göre “seçim kampanyası” asla olamaz.

Gurur kırıcı, onur zedeleyici nevi çalışmalar; hem “yapan” ve hem de “alan” açısından son derece aşağılayıcıdır. Yoksullaştırılmış, fırsat eşitliği tanınmamış, eğitim hakkı başta olmak üzere bir çok haktan mahkum edilmiş seçmene “yardım kolileri” götürmek zekice bir seçim stratejisi değil, kurnazca bir yaklaşımdır.

Erdoğan ile seçim platformu üstünde “yer kapma” yarışı ya da “poz verme”, seçim bakanlarının yanında görünme isteği de gösteriyor ki: “koli” dağıtmadan başka çare kalmamıştır. Zira ahlaki politika yapmaktan mahrumlaşılmıştır.

"Siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz… Biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk. O yüzden anlaşamıyoruz…" Der Viktor Hugo.

Sonuç olarak, seçmen tercihleri üzerinden bir mühendislik yapmak için, kente dair strateji belirlemek, kentin gelişimi ile geri kalmışlığı arasındaki uçurumu okumak gerekiyor.

Projeleriniz kent yaşayanlarının eğitim, sağlık, kültür başlıklarını kapsamalı.

Kentin ise mühendisliğini, mimari özelliğini kalkınma ve yaratma önceliğine almalı.

Kent hiyerarşisi üzerinden bir yaklaşım, hep denenmiş ama farklı sonuç bekleme ısrarından öteye geçmez.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum
  • Kî rast di beje / 18 Mart 2024 04:47

    İrfan abey Sırrı abey de bugün alın diyordu sen de alma diyorsun! Nedir bu çelişki babo

    Yanıtla (0) (2)
  • MEHMET NURİ XİRVATE / 18 Mart 2024 12:34

    Sırrı bey kim oluyor yaşadığımız şehre hüküm etmeye çalışıyor gitsin önce kendi şehrini toparlasın bizim şehrimizi ancak biz biliririz yanlış ya da doğru burada yaşayanlar biliriz Sırrı bey bizim ağamız değil Muş ağasıdır.

    Yanıtla (0) (0)
  • Adres çarşı içi / 26 Mart 2024 01:02

    Ağa maga yok taş devrini yaşıyor Kürtler hala ne ağaya ne marabaya takılmayın,bu memlekette kalkinmak ve iyi yaşamak için herkesin görüşü ve katkısı olmalı Sirrı bey ağa değil iyi bir insan ağalık hortlamış patlak vermiş doğuda insanlık bilimde uzayda teknoloji de makarnacı Kürtler ağanın peşinden büklüm büklüm ez xulam ez xulam nedir bu, demokrasinin mücadelesi peşinde olan bu halkın yarısından fazlası ez xulam ez xulam ağaların peşinde, siz ancak bir çağ geriye gidersiniz ezxulam yok artık,,,,

    Yanıtla (1) (0)
  • S. K / 21 Mart 2024 08:27

    Enferi

    Yanıtla (1) (0)
  • İrfan sarı haklı aslında söylemlerinde. Almak or / 19 Mart 2024 12:42

    Onur kırıcı kolileri almak iradeyi teslim almak demektir. Tenezzül etmemek gerekir..

    Yanıtla (0) (0)
  • Bence hizmet önemli belediyede partı olmasın ki / 19 Mart 2024 11:23

    Belediye siyaset yeri değil ve olmamalı hizmet lazım artık millet perişan insan batıya gitmeyi utanıyor okadar güzel gelişmiş bi hala boş şeyler peşindeyiz

    Yanıtla (0) (0)
İrfan Sarı Arşivi