
Yüksekova'da işsizlik ve işçi hakları sorunu
Yüksekova’da birçok genç, burada yaşanan işçi hakları sömürüsü nedeniyle batıya göç etmek zorunda kalıyor. Peki, bu sömürü nasıl işliyor?
Son zamanlarda Yüksekova'dan batıya çalışmaya giden gençlerimizin hayatlarını kaybettiğine üzülerek tanık oluyoruz. Kimisi bir iş kazasında, kimisi bir haksızlığa karşı direnirken ya da bir kurşunun hedefi olarak yaşamını yitiriyor. Bu acı kayıpların temelinde ise hepimizin bildiği ancak yeterince dile getirilmeyen bir sorun yatıyor: İşsizlik ve işçi haklarının ihlali.
Yüksekova’da birçok genç, burada yaşanan işçi hakları sömürüsü nedeniyle batıya göç etmek zorunda kalıyor. Peki, bu sömürü nasıl işliyor? Çoğu iş yerinde – marketler, giyim mağazaları, restoranlar ve diğer işletmeler – çalışanlar günde 13-14 saat, hatta daha uzun süre çalıştırılıyor. Üstelik sigortasız ve asgari ücretin altında maaşlarla. İki haftada bir gün izin veriliyor ve bu şartlar altında çalışmaya mecbur bırakılıyorlar. Elbette vicdanlı ve adaletli işverenler de var, ancak genel tablo maalesef bu şekilde.
Bu noktada sormak gerekiyor:
- Zabıta Müdürlüğü ne yapıyor?
- SGK Denetim Müdürlüğü neden bu duruma müdahale etmiyor?
- Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı bu haksızlığa neden sessiz kalıyor?
Bu kurumlar, sadece makamlarını doldurmak için değil, halkın haklarını korumak için varlar. Bu yüzden görevlerini titizlikle yerine getirmeye davet ediyorum. Yüksekova halkı ve gençleri bu durumu hak etmiyor. İşsiz kalmamak için birçok kişi bu sömürüye göz yummak zorunda kalıyor, ancak bu, haksızlıkların devam etmesine neden oluyor.
Sevgili Yüksekova halkı,
Bu şartlarda çalışmayı kabul etmemelisiniz. Bizler direnmenin, haklarımızı savunmanın önemini biliyoruz. Eğer biz sesimizi çıkarmadıkça ve ilgili kurumlar harekete geçmedikçe, bu sömürü düzeni devam edecek ve sadece belli kişileri daha da zengin edecektir.
Ayrıca, "Burası Yüksekova, buradaki zihniyet değişmez" düşüncesinden vazgeçmeliyiz. Bu, yıllardır kökleşmiş ve bizleri çaresizliğe sürükleyen bir bakış açısıdır. Değişimi sağlamak için medya kuruluşlarını, sosyal medyanın gücünü ve kamuoyu baskısını kullanmalıyız. Hep birlikte, bu haksızlığa karşı sesimizi yükseltmeli ve adalet talep etmeliyiz.
Sevgi ve saygılarımla...
Hamza Aksu
Ellerine sağlik. Çok güzel dile getirmişsin işsizlikten dolayı ekonomi şartlardan dolayı 5 yıldır ailem ile gurbette yaşıyorum . Her insanın doğduğu büyüdüğü coğrafya da yaşamak çalişmak ister. Ama ne yazık ki oradaki İşçi hakları sömürüsünden kaynaklı bizim batıya gitmemize neden olmuştur.
Yanıtla (0) (0)Ellerine sağlik. Çok güzel dile getirmişsin işsizlikten dolayı ekonomi şartlardan dolayı 5 yıldır ailem ile gurbette yaşıyorum . Her insanın doğduğu büyüdüğü coğrafya da yaşamak çalişmak ister. Ama ne yazık ki oradaki İşçi hakları sömürüsünden kaynaklı bizim batıya gitmemize neden olmuştur.
Yanıtla (1) (0)Tebrik ederim.Yüksekova’nın yüz karası olan sorununa değimmişsiniz
Yanıtla (1) (0)Hamza bey kaleminize sağlık, maalesef ki burada böyle bir düzen(!) almış başını gidiyor. Bazen buradaki gözde yerlerin çalışanlarıyla ayaküstü muhabbet ediyorum. Bir dokunup bin ah işitiyorum. Hepsi gencecik insanlar çoğu ailesine bakmak zorunda olup okulu bırakmış durumdalar. Yüksekova ileri gelenleri ve işverenler bu sorunu görmezden gelmemeli ve çözüm bulmaları elzemdir. 2 haftada bir izin, günde 12 15 saat çalışmak ve asları ücretin yarısı bir ücret… Gerçekten çok acı bir durum resmen sömürü
Yanıtla (5) (0)Kalemine sağlık, toplumsal bir soruna parmak basmışsın. Umarım bir farkındalık yaratır da bir daha benzer acıların yaşanmasının önüne geçer.
Yanıtla (6) (1)